Showing posts with label taze haber. Show all posts
Showing posts with label taze haber. Show all posts

Friday, December 17, 2010

ALTIN KÜRE adayları tam liste

68. Altın Küre ödülleri 16 Ocak 2011'de gerçekleşecek. İşte adayların tam listesi.

1. 
EN İYİ FİLM – DRAM
BLACK SWANProtozoa Pictures & Cross Creek Pictures & Phoenix; Fox Searchlight Pictures
THE FIGHTERParamount Pictures and Relativity Media; Paramount Pictures and Relativity Media
INCEPTIONWarner Bros. Pictures UK LTD.; Warner Bros. Pictures
THE KING’S SPEECHSee-Saw Films and Bedlam Productions; The Weinstein Company
THE SOCIAL NETWORKColumbia Pictures; Sony Pictures Releasing
2. EN İYİ KADIN OYUNCU – DRAM
HALLE BERRY, FRANKIE AND ALICE
NICOLE KIDMAN, RABBIT HOLE
JENNIFER LAWRENCE, WINTER’S BONE
NATALIE PORTMAN, BLACK SWAN
MICHELLE WILLIAMS, BLUE VALENTINE
3. EN İYİ ERKEK OYUNCU– DRAM
JESSE EISENBERG, THE SOCIAL NETWORK
COLIN FIRTH, THE KING’S SPEECH
JAMES FRANCO, 127 HOURS
RYAN GOSLING, BLUE VALENTINE
MARK WAHLBERG, THE FIGHTER
4. EN İYİ FİLM – KOMEDİ VEYA MÜZİKAL
ALICE IN WONDERLANDWalt Disney Pictures; Walt Disney Studios Motion Pictures
BURLESQUEScreen Gems; Sony Pictures Releasing
THE KIDS ARE ALL RIGHTAntidote Films, Mandalay Vision, Gilbert Films; Focus Features
REDdi Bonaventura Pictures; Summit Entertainment
THE TOURISTGK Films; Sony Pictures Releasing
5. EN İYİ KADIN OYUNCU – KOMEDİ VEYA MÜZİKAL
ANNETTE BENING, THE KIDS ARE ALL RIGHT
ANNE HATHAWAY, LOVE AND OTHER DRUGS
ANGELINA JOLIE, THE TOURIST
JULIANNE MOORE, THE KIDS ARE ALL RIGHT
EMMA STONE, EASY A
6. EN İYİ ERKEK OYUNCU - KOMEDİ VEYA MÜZİKAL
JOHNNY DEPP, ALICE IN WONDERLAND
JOHNNY DEPP, THE TOURIST
PAUL GIAMATTI, BARNEY’S VERSION
JAKE GYLLENHAAL, LOVE AND OTHER DRUGS
KEVIN SPACEY, CASINO JACK

OSCAR: Chicago eleştirmenlerinin Oscar tahminleri

EN İYİ FİLM
Black Swan
Inception
The King’s Speech
The Social Network
Winter’s Bone

EN İYİ YÖNETMEN
Darren Aronofsky, Black Swan
David Fincher, The Social Network
Debra Granik, Winter’s Bone
Tom Hooper, The King’s Speech
Christopher Nolan, Inception

EN İYİ ERKEK OYUNCU
Jeff Bridges, True Grit
Jesse Eisenberg, The Social Network
Colin Firth, The King’s Speech
James Franco, 127 Hours
Ryan Gosling, Blue Valentine

EN İYİ KADIN OYUNCU
Annette Bening, The Kids Are All Right
Jennifer Lawrence, Winter’s Bone
Lesley Manville, Another Year
Natalie Portman, Black Swan
Michelle Williams, Blue Valentine

Wednesday, December 15, 2010

OSCAR: En iyi şarkı dalının ilk 41 adayı belli oldu

83. Oscar Ödüllerinin en iyi şarkı dalının ön adayları seçildi. İşte Akademi'nin yaptığı resmi anonsun bir çevirisi:

" 6 Ocak'ta her şarkının kullanıldığı birer klip Akademi'nin Müzik Kolu üyelerine gösterilecek. Gösterim sonrasında şarkılar avaraj puanlama sistemi ile değerlendirilecek ve şarkılar 8.25 üzeri puan alamayan şarkıların adaylığı son bulacak. Eğer bu skora sadece bir şarkı ulaşabilirse, bu şarkı ve onu en yüksek skorla takip eden ikinci şarkı Oscar'a aday olacak. İkiden fazla şarkı bu 8.25 puanı geçerse en yüksek skoru alan ilk 5 şarkı törene gidecek. Gösterime katılamayan üyeler için kliplerin birer DVDsi yapılacak ve evlerinden oy veren üyelere bu DVD gönderilecek. 

Akademi kurallarına göre, bir filmden maksimum iki şarkı Oscar'a aday olabiliyor. Eğer bir filmden birden fazla şarkı yüksek puan alırsa, en yüksek puanı alan iki şarkı Oscar'a aday olacak.

Oscar adaylığı için şarkılarda söz ve müzik olması, bu iki elemanın da tamamen orjinal olması ve özellikle kullanıldığı film için yazılmış olması zorunlu. Hem sözlerin, hem de müziğin net duyulan, anlaşılır bir şekilde filmin içerisinde veya film sonu akan kredilerin başında kullanılması zorunlu.

Akademi Ödül'ü adayları 25 Ocak, 2011'de sabah 5.30'da Samuel Goldwyn Theater, Los Angeles'ta açıklanacak.

Akademi Ödülleri 27 Şubat 2011'de Kodak Theater'da gerçekleşecek. Program ABC Television Networks'te yayınlacak. Ayrıca dünya çapında 200 kanalda da gösterimi yapılacak. "

Buyrun ilk 41 orjinal şarkının ve hangi film ile aday olduklarının listesi.

* "Alice" - "Alice in Wonderland"
* "Forever One Love" - "Black Tulip"
* "Freedom Song" - "Black Tulip"

Monday, December 13, 2010

DEDİKODU: Pamuk Prenses'in cadısı olmak için Julia Roberts ve Charlize Theron yarışıyor

2010'un sonuna yaklaşılırken iki ayrı Pamuk Prenses projesi Universal ve Relativity'nin masalarında harıl harıl değerlendirilmekte. Universal'ın elindeki senaryo Snow White and the Huntsman için Charlize Theron'un Kötü Cadı rolüne göz diktiği söyleniyor. Universal'a rakip, Relativity ise elindeki The Brothers Grimm: Snow White için Kötü Cadı rolünü Julia Roberts'a teklif etmiş görünüyor. Bu projelerin ikisi de çok hızlı hareket ediyor ve hangisi gerçekten hayata geçecek, çekimleri yapılacak ve gösterime girecek, hangisi için mutlu son gerçekleşecek 2011'de göreceğiz.

Charlize Theron ve Julia Roberts 

Gelelim işin gerçeklerine... Hollywood'da birbirine çok benzer iki senaryonun aynı anda gelişmeye başlayıp, yapımı tamamlanıp, sonra da kısa aralıklarla gösterime girmesi az rastlanan bir durum değil. Yani bu şehirde sanki kimsenin birbirinden haberi yokmuş, görünmez kazaya uğranmış gibi, bu ikiz senaryolar arada bir piyasaya çıkar. Seyirci de bunlardan daha çok tantana yapanı, bol reklama yükleneni tercih eder ve diğer proje arada kaynar. Bunun yakın zamandaki en son örneği Paul Blart: Mall Cop, ve Observe And Report filmleriydi. İkisi de bir AVM Güvenlik Memuru'nun etrafında geçen komedilerden Paul Blart önce gösterime girdi. Başarılı bir reklam kampanyasıyla, gişeleri silip süpürdü. Paul Blart'tan birkaç ay sonra gösterime giren Observe and Report, daha zekice bir kara komedi olmasına rağmen gişeleri boynu bükük terketti.

AVM Güvenliği 2009'da komedi filmlerinin klişeleşmiş yeni kahramanı haline geldi

TAZE HABER: İLK OSCAR ÖDÜLÜ SUNUCULARI BELLİ OLDU


83. Oscar ödül töreninin Anne Hathaway ve James Franco tarafından sunulacağı belli olmuştu. Yavaş yavaş diğer sunucular, ödül teslim edecek isimler de belli olmaya başladı. Listeye ilk eklenen isimler: Halle Berry, Jeff Bridges, Sandra Bullock, Marisa Tomei ve Oprah Winfrey. Ödül töreninin yapımcıları Bruce Cohen ve Don Mischer isimleri bu sabah açıkladı. 

Tören 27 Şubat 2011'de gerçekleşecek.

Friday, December 10, 2010

OSCARLAR: Görsel Efektler için ilk 15 aday belli oldu


Ocak başında Akademi'nin Görsel Efekt Bölümünün üyeleri bu listeyi 7 adaya indirecekler. 20 Ocak'a kadar bu üyeler, yedi filmin her birinden 15'er dakikalık birer bölüm izleyip törene kalacak 5 adayı belirleyecekler. Oscar adaylarının tam listesi 25 Ocak'ta açıklanacak. Ödül töreni ise 27 Şubat'ta, Kodak Theater'da gerçekleşecek.

“Alice in Wonderland”
“The Chronicles of Narnia: The Voyage of the Dawn Treader”

“Clash of the Titans”

“Harry Potter and the Deathly Hallows Part 1”

“Hereafter”

“Inception”

“Iron Man 2”

“The Last Airbender”

“Percy Jackson & the Olympians: The Lightning Thief”

“Prince of Persia: The Sands of Time”

“Scott Pilgrim vs the World”

“Shutter Island”

“The Sorcerer’s Apprentice”

“Tron: Legacy”

“Unstoppable”

TAZE HABER: CLOSER önümüzdeki yıl son bulacak

TNT kanalının gururu, bol ödüllü, istikrarlı reytingleri olan THE CLOSER 2011'de 7. sezonuyla birlikte seriyi kapatacağını açıkladı. Bu karar, dizinin kanalla kontratından veya reytinglerden kaynaklanan bir durum değil. 7 yılın sonunda dizinin başrol oyuncusu Kyra Sedgwick'in diziden ayrılma kararı ile, serinin son bulacağı açıklandı. Sedgwick diziyi, geçen Ağustos'ta kazandığı Emmy ödülüyle birlikte iyi bir notla bırakıyor.



Küçük bir not daha: Uzun ve başarılı bir seriden sonra diziden ayrılma kararını The Office dizisiyle ilgili Steve Carell de geçtiğimiz günlerde aldı. Ama The Closer başrol oyuncusuna daha bağımlı bir seri olduğu için, dizinin Kyra Sedgwick'in ayrılmasından sonra devamlılığı söz konusu değil. The Office cephesinden ise dizinin iptaliyle ilgili bir anons yok. Hem The Closer hem The Office Warner Brothers stüdyosundan çıkan TNT ve NBC kanallarına satılan diziler. Bunu söylemişken Amerika'nın TV sisteminin nasıl işlediği ile ilgili çok yakında detaylı bir yazı serisi ekleyeceğimi de haber vereyim.

Monday, November 29, 2010

TAZE HABER: 2011 Oscar'larını James Franco ve Anne Hathaway sunacak

Endüstride bu haftanın en magazin yüklü haberi. 27 Şubat 2011'de gerçekleşecek Oscar Ödül Töreni'nin sunucularının, genç James Franco ve Anne Hathaway olacağı ilan edildi. 

Bu sürpriz iki oyuncuda karar kılınmasında en büyük etken, Saturday Night Live programında verdikleri etkili performanslar. Saturday Night Live,  kendi komedyen ekibinin yanında her Cumartesi yeni bir ünlüyü konuk ediyor. Canlı bir komedi programı olduğu için, SNL en kaşarlanmış ünlülere bile heyecandan ter döktüren bir sahne. Bazı konuk sunucuların performansları unutulup giderken, bazıları SNL'in zorlu sınavından alınlarının akıyla geçiyorlar ve birden fazla kere SNL'e konuk oluyorlar. Tesadüf o ki, SNL'deki konuk sunuculuk rekorunu (15 kere) paylaşan Alec Balwdwin ve Steve Martin, geçtiğimiz yılın Oscar'larında da ortaklaştılar.

Öyle ki Akademi üyeleri, artık Oscar sunucularını SNL konukları arasından seçmeye karar vermiş gibi gözüküyor. Bu sene ise Steve Martin ve Alec Baldwin gibi daha oturaklı isimler yerine, genç ama kariyerlerinde son derece sıra dışı işler yapmayı başarmış olan Hathaway ve Franco'ya bu hakkı veriyorlar. Anne Hathaway Hugh Jackman'ın sunduğu 2009 Oscarlarında, Kodak sahnesinde hem sesini hem de ayaklarını konuşturma fırsatı bulmuştu. O yüzden Oscar sunuculuğuna çok da yabancı değil. Ayrıca, geçtiğimiz hafta SNL'in Şükran Günü programını sundu. James Franco da 2009 Aralık'ında sunduğu SNL ile rating rekorları kırmıştı. Geçtiğimiz hafta Franco'nun katılacağı Inside the Actor's Studio programında, aşırı talepten dolayı olay çıktığının haberleri dolaşıyordu. 



Tabi tüm bunların altındaki gizli ama bariz stratejik amaç Oscar gecesine genç izleyicilerin odağını çekmek. Akademi başkanları da televizyon yapımcıları gibi düşünmek zorundalar, zira Akademi'nin tüm gelirleri yılda bir kez yapılan bu ödül töreninden geliyor. Bununla birlikte Akademi birçok burs ve eğitim olanakları sağlayan bir kurum. Bu yüzden 27 Şubat 2011'de seyircileri ekran başına kilitleyecek yegane program olmak için, ne kadar kapı varsa hepsini zorlamak durumundalar. Hathaway ve Franco ikilisi üzerinde de doğru bir karar almış gibi gözüküyorlar. İki oyuncunun adları skandallara karıştıkları, hapislere düştükleri, rehab'lere kapandıkları için bu kadar çok duyulmuyor. Sıradışı, başarılı, seviyeli kariyerleri ve komedi yetenekleri sayesinde, Akademi'nin klasına yaraşır birer parlak yıldız oldukları için.

Son bir not: İki oyuncunun Amerika'da şu anda gösterimde olan filmleri var. James Franco Danny Boyle yönetmenliğinde 127 Hours'da başrolde. Anne Hathaway ise, Jake Gyllenhall ile, Love and Other Things'in başrollerini paylaşıyor. 

Friday, October 22, 2010

TAZE HABER: Stephen King'in KARA KULE'sinin film adaptasyonunu Universal kaptı!

KARA KULE Stephen King'in en gözü gibi baktığı, en uzun yıllarını verdiği, ve dolayısıyla ekrana adaptasyonu konusunda en hassas olduğu kitap serisi. Stephen King 7 kocaman kitaplık seride, yokolmak üzere olan eski bir uygarlığın son kalan silahşörü Roland Deschain'in hikayesini anlatıyor. Kara Kule bir yandan klasik bir westernlerin tozlu, çöl sıcaklı, deri kokulu arka planına, bazen de bilim kurgu filmlerinin rüyasal alternatif gerçekliklerine, boyutlar ve zamanlar arası seyahatlarine sırtını dayıyor.

Kara Kule serisi, bir sinema filmine sığmak için hikaye dünyası çok geniş, karakter nüansları çok kapsamlı bir proje. Diğer yandan sadece bir televizyon dizisi olmak için de prestij ve hadise değeri fazla yüksek. Bu yüzden Kara Kule'nin beyaz perdeye veya televizyon ekranlarına uyarlanma olasılığı yıllardır yılan hikayesini döndü..




2 yıl önce LOST babası JJ. Abrams projenin adaptasyonuna elini atmıştı ve ekrana uyarlama ön haklarını satın almıştı. Ama senaryo bir türlü yerine oturmadı, istenilen sonuç alınmadı. Kara Kule'nin uyarlama ön haklarının tarihi geçer geçmez projenin üstüne Oscar'lı takım Akiva Goldsman ve Ron Howard atladı. Şimdi arkalarına Universal Stüdyolarının da desteğini alan ikili daha önce hiç gerçekleştirilmemiş bir prodüksiyon modeli tasarlıyorlar.

Kara Kule'nin ilk serisi bir sinema filmiyle açılış yapacak. Sonrasında 22 bölümlük bir televizyon dizisi gösterime girecek. Dizinin birinci sezonundan sonra ikinci bir sinema filmi yapılacak. Bunun arkasından bir sezon daha televizyon dizisi, ve son olarak üçüncü sinema filmiyle seri tamamlanacak. İlk uzun metrajlı filme bağlanan oyuncu kadrosu, özellikle başrol oyuncuları, bu uzun vadeli projenin bütün aşamalarının sorumluluğunu almış olacaklar. Yani anlaşmaları dizilerdeki oyunculuğu da kapsayacak. Ron Howard 80'lerden beri televizyona elini sürmemesine rağmen, bu projeyle hem uzun metrajlı filmlerin hem de iki sezon dizinin bütün bölümlerini yönetmeyi planlıyor. 



Bunlar işin daha çok başında konuşulan detaylar. Filmlerin gösterime girme tarihleri, hangi kanalla anlaşma yapılacağı, pazarlama stratejileri, hem filmlerin hem de dizilerin Home Entertainment yani DVD ve BluRay pazarında nasıl yer bulacağı, ve özellikle de yabancı ülkelerde bu serinin nasıl yayınlanacağı gibi daha bir çok büyük madde var listede.

Stephen King'in Kara Kule'si, JRR Tolkien'ın üçlemesine cevabı olarak biliniyor. Nitekim, Kara Kule'nin bu hırslı uyarlamasına benzer örnek gösterilebilecek tek yapım Peter Jackson'ın bir seferde 300 günde çekip, birer yıl arayla 3 filmle gösterime giren Yüzüklerin Efendisi filmleri. Kara Kule takımının da amacı Yüzükler'in ulaştığı başarıyı, TV + sinema modeliyle ikiye katlamak.

Kara Kule ile ilgili en son bilgiler bunlar. Yeni haberler çıktıkça Burası Hollywood'dan paylaşacağım. 

Thursday, September 23, 2010

Warner Brothers'da güç dengeleri yerlerinden oynadı

Jeff Bewkes

Şaşaalı, janjalı, bol starlı, seyircileri sinemalara koşturan filmlerin, yani stüdyo filmlerinin gerçekleşmesi için stüdyo patronlarının iki dudağından çıkacak lafa bağımlıyız: Yeşil Işık. Yönetmenler, oyuncular, yapımcılar ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, ne kadar başarılı, popüler olurlarsa olsunlar, hepsi stüdyo başkanlarının son sözü kadar güçlüler. Ama stüdyo başkanları da stüdyolarının da kulu oldukları başka güçler var.

Warner Brothers'ın durumunda, stüdyonun sahibi Time Warner şirketi ve Time Warner'in yeni şefi Jeff Bewkes. Bewkes 2008'de başa geçtiğinde Warner Brothers'da birilerinin koltuklarından oynayacağı belli olmuştu. Bu hafta Warner Brothers'ın Stüdyo Başkanı Alan Horn'un görevine Nisanda son verileceği ve Kurul Başkanı Barry Meyer'ın kontratının 2013'e kadar uzatılacağını açıkladı. Ayrıca Meyer'ın koltuğuna 2013'te aday olacak, 3 yetkiliden oluşan bir ofis oluşturdu: Warner Bros Motion Picture Grup Başkanı Jeff Robinov, Warner Bros. TV Grup Başkanı Bruce Rosenblum ve Warner Bros. Home Entertainment Grup Başkanı Kevin Tsujihara. Bu üçlüyü Meyer kontratı 2013'te bitene kadar denetleyecek. Sonuç olarak bu üç adaydan biri Meyer'ın kontratı bittiğinde başa geçecek kişi olacaklar.

Barry Meyer ve Alan Horn
Hollywood bir süreden beri bu gelişmelerin beklentisi içerisindeydi. Ama tam olarak bu çerçeve içerisinde değil. Horn'la Meyer'ın ofislerini aynı anda 2011'de terketmeleri bekleniyordu. Ama Meyer kontratının biteceğini gördüğünde birden yüksek performans göstermeye başladı. Özellikle stüdyonun işçi birlikleriyle olan ilişkilerinde, WGA grevi süresince hiç taviz vermeyerek stüdyonun tavrını güçlü tuttu. 

Diğer yandan, Alan Horn, Jeff Bewkes'le ilişkisini sıcak tutmak için hiç çaba göstermemekle birlikte görevini de pek parlak adımlarla sürdürmedi. Alan Horn stüdyonun yapacağı filmlerde kendi kişisel zevkine göre çok net kararlar aldı ve birçok fırsata yeşil ışık yakmadı. Stüdyonun komedi kollarını çok zayıf bıraktı. Adam Sandler, Judd Apatow, Ben Stiller gibi verimli komedi yapımcılarından uzak durdu. Hangover filmine bile başta burun kıvırıp, film gişelerde bütçesinin 10 katından fazla kazanç sağlayınca bağrına bastı. Son birkaç yılda stüdyodan çıkan Departed, Clint Eastwood projeleri, Blind Side gibi Oscarlı filmlerin de Alan Horn'a rağmen başarılı olduklarını düşünüyor şehirdeki sesler. 

Alan Horn bu arada sağ kolu olan Jeff Robinov'u kendi yerini doldurması için yavaş yavaş yetiştiriyordu. Ama her zaman son söz Alan'a aitti ve Robinov da artık özgürleşmek istiyordu. Robinov, Alan Horn'un tersine Time Warner'la ilişkilerini sıcak tuttu. Jeff Bewkes'a kendini yakın tuttu ve şu andaki kontratının bitme süresine yakın, Universal Pictures'a geçebileceğinin sinyallerini verdi. Jeff Bewkes bu durumda Jeff Robinov'a direk olarak Horn'un pozisyonunu hediye etmedi. Çünkü Robinov kişiliğiyle duruşuyla henüz bu pozisyon için hazır değil. Yine de Horn'un altında çalışırken sahip olduğundan çok daha fazla özgürlüğe sahip olacak. Artık filmlerin yapımına yeşil ışık yakılması için Horn'un imzasına bağımlı değil.

Robinov, Rosenblum ve Tsujihara
Robinov, Rosenblum, Tsujihara üçlüsüne başkanlık ofisini paylaştırıp, Meyer'ın kontratını 2 yıl daha uzatarak, Bewkes stüdyoda daha yumuşak bir geçiş sağlamaya çalışıyor. Bu üçlünün 2013'te boşalacak başkanlık pozisyonu için azılı rakiplere dönüşmeleri ve bunun gerginlik yaratması da mümkün. Ancak başkanlık pozisyonunu bu üç isimden birine verdiğinde, diğer ikisinin rakip stüdyolara gitme durumu da ortaya çıkabilirdi.

Genel izlenim Bewkes'in çok doğru bir yönetim stratejisi güttüğü. Robinov'un önü bir sonraki aşamada başkanlık için açık görünse de, Bruce Rosenblum'ın Televizyon departmanında, özellikle dijital dağıtıma geçişte son derece aktif bir rol oynamasını Bewkes gözden kaçırmamış gibi gözüküyor. Endüstrinin hızlı bir şekilde değişimlere uğradığı, sinema ve televizyon yapımlarının, dağıtımcılığının dijitale kaymaya başladığı gerçeklerinin çok farkında. Bewkes Warner Brothers'ı yeniliklere adapte olunması gereken bu süreç içinden 3 büyük gücün (Sinema, TV, Home Video) ortak dengesiyle geçirmeyi planlıyor.

Friday, September 17, 2010

TAZE HABER: LOST'un yerini ne dolduracak??

ABC kanalı en yüksek reytingleri toplayan, J.J. Abrams dizisi LOST'a geçtiğimiz sezon son verdi. Yerini iki tane bilim kurgu dizisiyle (Flashforward ve V) doldurmaya çalıştı. LOST'un rüzgarıyla bu diziler biraz ilgi çekti ama ABC boşluğu henüz tam olarak kapatabilmiş değil.

Yine J.J.Abrams yapımı olan ALIAS dizisinden beri, ABC kanalı casuslu dizilere uzun süredir el atmamıştı. (Bu arada Abrams'ın UNDERCOVERS adlı yeni casus dizisiyle NBC kanalına transfer olduğunu belirtelim hemen.)

Ama ABC bu sefer iddialı bir hareketle Avatar babası James Cameron'ın TRUE LIES filminin TV adaptasyonuna girişti. 1994 yapımı True Lies'da Arnold Schwarzenegger, karısından (Jamie Lee Curtis) gizli olarak casusluk yapan bir aile babasını canlandırıyor.

True Lies öncesinde ABC başka bir karı koca casus filmi Mr. & Mrs. Smith filmini televizyona uyarlamaya kalkışmıştı ama 2007'de çekilen pilot bölüm diziye dönüşememişti.

TAZE HABER: Joaquin Phoenix kafayı yememiş mi?

Walk The Line filmiyle Oscar'ı evine taşıdıktan sonra birden bire saçı sakalına karışmış vaziyette, ortalıkta zombi gibi gezmeye başlayan, oyunculuk kariyerini bırakıp kendini müziğe vereceğini açıklayan, ne tarz müzik diye soranlara 'rap' diye cevap verip 'puahahah' tepkisi alan, ünlülerin dedikodusunu yapmayı seven kesimde 'acısam mı, dalga mı geçsem' duygu karmaşasına sebep olan, "tüh tüh tüh, bu da aklını kaybetti, zaten abisinin ölümünden dolayı çocukluktan travması vardı" gibi yorumlarını coşturan Joaquin Phoenix aslında tüm bunları film icabı yapıyormuş, kesinleşti.



Aslında bilmediğimiz birşey değildi. David Latterman'a çıkıp iki çift laf söylemeden etrafına bakınıp, sakızını masanın altına yapıştırdığı bölüm, YouTube'dan paylaşım patlamasına sebep olduğunda, çoğunluk Joaquin Phoenix'in gerçekten kafayı yediğine inanmıştı. Ama bir kesim sinsi sinsi tüm bunların Casey Affleck'in çektiği sahte belgeselin bir parçası olduğunu iddia ediyordu.

Joaquin Phoenix bu numaraları 2 yıl boyunca, pek de çaktırmadan devam ettirdi. Casey Affleck I'm Still Here filmini tamamına erdirdi ve ABD'de film geçen hafta gösterime girdi. Cümlemize hayırlı olsun.